Kıbrıs

Kıbrıs Sohbet
Kıbrıs Cumhuriyeti (Yunanca: Κυπριακή Δημοκρατία – Kipriaki Dimokratia), Kıbrıs Adası’nda Türkiye, Birleşik Krallık ve Yunanistan’ın garantörlüğü altında[10] Türk ve Rum ortaklığında kurulan[11] fiilî olarak adanın güneyini yöneten devlet.[12] Akdeniz’in Avrasya’ya yakın bölgesinde ada devleti olarak bulunup[13], kuzeyinde Türkiye, doğusunda Levant, güneyinde Mısır ve batısında Yunanistan ile deniz komşusudur.[14]

Kıbrıs Adası, Akdeniz’in en büyük üçüncü adasıdır ve yıllık ortalama 2.4 milyon turist tarafından ziyaret edilmektedir.[15] Britanya kolonisi iken; 16 Ağustos 1960’ta Birleşik Krallık’tan bağımsızlığını kazandı[1] ve 1961 yılında İngiliz Milletler Topluluğu’na katıldı.[16] Kıbrıs Cumhuriyeti, bir gelişmiş ülke olarak[17] 1 Mayıs 2004 tarihinde Avrupa Birliği üyesi oldu.[1] 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren de Euro para birimini kullanmaya başladı.[14]

1974’de Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları arasında gerilim doruk noktasına ulaşmaktaydı[18] ve Yunanistan’daki askerî cunta desteği ile Kıbrıs’ta enosis amaçlı milliyetçi Rumlar’ın darbe yapması[19][20] sonucunda Türkiye, Kıbrıs’a harekât düzenledi.[21] Bunlarla birlikte adanın kuzeyinde Kıbrıs Türkleri’nin yönetiminde politik bir düzenin oluşmasına neden oldu.[22] Bu siyâsî olaylarla Kıbrıs Sorunu ortaya çıktı. 1983 yılında Türkiye’nin, de facto yönetim olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanımasının ardından[23] Türkiye’de Kıbrıs Cumhuriyeti Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olarak adlandırılmaya başlanmıştır.[24]

Şu anda Kıbrıs Adası’nın kuzeyinde yaklaşık 30.000’e yakın[21] Türk Silahlı Kuvvetleri askeri, Agrotur ve Dikelya üslerinde 3500 civarında Birleşik Krallık askeri[25] ve Yeşil Hat bölgesinde 928 kişilik Birleşmiş Milletler Barış Gücü personeli (859 asker ve 69 polis) bulunmakta[26], adanın kuzeydeki üçte birlik bölümünde Türkler, geri kalan üçte ikisinde ise genel olarak Rumlar yaşamaktadır.[27][28]

Kıbrıs Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler’e üye devlet olarak uluslararası alanda tanınmış bir ülkedir.[29] Kıbrıs adası civarındaki sular hukuken kendi egemenliği altında[30] olmak üzere, adanın %3’lük kısmı bağımsızlık anlaşmasına göre Birleşik Krallık’ın askerî üssü olarak yönetimi altındadır.[31] Ada de facto olarak dört ayrı parçaya bölünmektedir:[32]

Adanın güneyi etkin olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolü altında;
Adanın kuzeyi Birleşmiş Milletler[33] ve Avrupa Konseyi[34]’ne göre, Türkiye’nin işgali altındadır.[35] Bağımsızlığını tek taraflı ilan eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adında bir idare mevcuttur (sadece Türkiye ile diplomatik ilişkisi var).[36]
Birleşmiş Milletler kontrolündeki Yeşil Hat, adayı iki bölgeye ayırır[14]; ve
İki Birleşik Krallık askerî üssü (Ağrotur ve Dikelya).[31]

Etimoloji

Petra tou Romiou (“Gavur Taşı “[37] ), Kıbrıs adasının Baf bölgesi’nde Yunan mitolojisi’ne göre, Afrodit’in doğduğu yer.[38]
Kipros ismi konusunda birçok etimolojik kaynak vardır. Türkçe’de Kıbrıs, Arapça’da Kubrus (Kubruş), Batı ülkelerinde Cyprus, Cypre, Chypre, Gipros ve Cypern olarak isimlendirilmiştir. Hitit kaynaklarında Alaşya diye geçmektedir.[39]

Mısırlılar Asi, Asurlularda Yatnana, İbrani halkları tarafından da Kittim diye adlandırılmıştır.[39] Kypros adı ile ilk defa İyonyalı araştırmacı Homeros tarafından kullanılmıştır.[40] En çok kabul edilen düşünce ise Kıbrıs metali veya Kıbrıs bakırı anlamına gelen Latince aes Cyprium ya da kısaltılmış şekli ile Cuprum kelimelerinden geldiğidir.[39]

Yunan mitolojisinde güzellik ve aşk tanrıçası olarak kabul edilen Afrodit’in[41] adanın Baf bölgesi’nde Petra tou Romiou adlı yerde[38] doğduğuna inanıldığı için Afrodisia ve Amatosia olarak da anılmaktadır.[42] Kıbrıs’ın doğal zenginlikleri nedeni ile[39] Yunanca kutsanmış anlamına gelen Makaria ismi de kullanılmıştır.[42]

Coğrafya
Ana madde: Kıbrıs
Ana madde: Kıbrıs coğrafyası

Kıbrıs adasının ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi tarafından uzaydan çekilen fotoğrafı.
Kıbrıs Adası, İtalya’ya bağlı Sardinya ve Sicilya adalarından sonra Akdeniz’in en büyük üçüncü adasıdır.[43] Akdeniz’in kuzeydoğusunda yer alır.[44] Kuzeyinde 65 km mesafe ile Türkiye, doğusunda 112 km mesafe ile Suriye, 267 km ile İsrail, 162 km ile Lübnan, güneyinde 418 km ile Mısır; kuzey batısında ise, 274 km ile Yunanistan yer almaktadır.[44]

Kıbrıs, 30°33′ ve 35°41 enlemleri ile 32°23′ ve 34°55′ boylamları arasında yer almaktadır.[44] Yüzölçümü yaklaşık 9.251 km²’dir.[45] Bunun 3.355 km²’lik bölümü de facto olarak kurulmuş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yönetimindedir.[46] Kıbrıs’ın genişliği en çok 225 km, en az 43 km’dir.[44] Adanın en yüksek noktası, 1.953 metre yükseklikteki Trodos Dağlarıdır.[47] Ada, Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarının geçiş noktasında ve eski büyük uygarlıkların yer aldığı Ortadoğu ve Anadolu bölgelerinin kesişimindedir.[48]

Kıbrıs adasının topografik özelliklerini detaylı bir şekilde gösteren harita. (Beyaz ile gösterilen Trodos Dağları, 1953 metre ile adanın en yüksek bölgesidir.)[44]
Ada, Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve az yağışlı geçer.[49] Yağışlar alçak kesimlerde yıllık 300 mm iken Trodos dağlarında yıllık 1000 mm’yi bulmaktadır.[44] Trodos Dağları kışın kar tutabilmektedir. Sıcaklık ender olarak 0 derecenin altına düşmektedir. Ortalama sıcaklıklar ise yazları 20-30 °C, kışları ise 5-15 °C arasında değişmektedir.[49] Bitki örtüsü ise küçük çalılıklardan oluşan makidir.[50] Köylerde yaşayan halk tahıl üretimi, bağcılık yapar ve turunçgillerden meyve yetiştirmekle uğraşır.[44] Buğday ve arpanın yanı sıra portakal, mandalina ve dağların eteklerinde de üzüm yetiştiriciliği yapılır.[48]

En yaygın orman tipi ağaç türleri çam, selvi, meşe ve sonradan adada yetiştirilen okaliptüstür.[51] Ada, yapı ve yeryüzü şekilleri ile Anadolu yarımadasının Toros sistemi içinde kabul edilmektedir.[51] Anadolu’ya bağlı olan adanın temeli batıda ve güneyde 2000 metreden daha derin denizaltı çukurlarıyla çevrilmektedir.[52]

Kıbrıs adasında Limasol Tuz Gölü’nden sonra 2,2 kilometrekare yüzölçümü ile en büyük ikinci göl olan Larnaka Tuz Gölü.[53]
Kıbrıs Adası coğrafi konumi nedeni ile Afrika ve Avrupa kıtaları arasında kuş türlerinin konaklama ve geçiş noktasıdır.[54] Adada bulunan yaklaşık 350 tür hayvandan 7’si endemiktir.[52] Ayrıca 26 çeşit tür sürüngende yaşamaktadır. Kıbrıs ilk çağ dönemlerinde nerede ise temelli ormanlık alanlarla kaplı iken, bakır madenleri ve ormanı bulunmayan ülkelere odun satılması nedeni ile günümüzde ormanlık alanları tahribata uğramıştır.[51]

Kıbrıs’ın sahil kıyıları, aşağı yukarı yüz milyon senedir Chelonia ve Caretta caretta kaplumbağaları tarafından ziyeret edilmektedir.[55] Bu canlılar yumurtlamak için Mayıs ve Ağustos ayları arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kumsallarına gelmektedirler.[56]

Adanın kuzeyinde doğal mağaralar da bulunmaktadır.[57] Sarkıt ve dikitleri ile İncirli Mağarası, İnönü’deki Sütünlu Mağara, olmak üzere 85 adet civarında doğal mağara bulunmaktadır.[58]

Tarih
Kıbrıs #Tarih
Antik çağ

Bronz Devri’nin sonlarındaki göçlerle Anadolu’dan gelen kavimler ve Yunanistan’dan gelen Akalar tarafından kurulan Salamis antik kenti.[59]
Kıbrıs’a insanların yerleşiminin M.Ö. 10.000 yıllarını bulduğu tahmin edilmektedir.[60] Adanın güneyinde yapılan arkeolojik kazılar neticesinde ilk insan yerleşimcilerinin M.Ö. 9000 yıllarında bazı yapılar bıraktıkları görülmüş[61] ve Cilalı Taş Devri döneminde buralara yerleştikleri anlaşılmıştır.[62] Kıbrıs’ın Tunç Çağı’na geçiş döneminde adaya gelen insan toplulukları çanak, çömlek, desti, bardak gibi kilden kaplar yapabilme sanatını buraya getirmişlerdir.[63] Kıbrıs halkları çanak ve çömlekçilikte kendilerine has stiller ve tasarımlar üretmeyi başarmışlardır.[64] Kıbrıs’ta M.Ö. 3000 yıllarında bakır madeninin çıkarılması ile birlikte insanlar bu madeni işlemeyi öğrenerek günlük hayatta kullanılabilecek aletler yapmaya başlamış[61] ve Mısır, Suriye, Filistin üzerinden Mezopotamya halklarının adaya gelmeye başlaması ile birlikte ticari yaşam da faal duruma geçmiştir.[63]

Demir Çağı’ndaki aletlerin ve eserlerin çoğu Anadolu kaynaklıdır. Milattan önceki dönemin en zor şartları bu dönemde yaşanmıştır.[61] Geliştirilen ve öğrenilen yazı türlerinin çoğunun unxdutulmaya başladığı tahmin edilir. Yine de bunlara rağmen adaya yeni yelen insanlarla kültürel etkileşim devam etmiştir.[63] Salamis ve Soli gibi yeni yerleşim bölgeleri kurulmuştur.[65] Bu tarihi dönemlerde bulunan taş tabak ve kaplar, pişmiş toprak kaplar, küçük toprak’tan yapılmış heykeller, İdollar, altın ve gümüş takılar, balta ve silahlar, tunç, demir’den yapılmış ok, bıçak, mızrak gibi arkeolojik kazılarla bulunmuş eserler dünya üzerinde çeşitli birçok müzede sergilenmektedir.[61]

İlk çağlar[

Kıbrıs Krallığı’nın son hükümdarı Caterina Cornaro 1474 yılından adayı Venedik Cumhuriyeti’ne sattığı yıl olan 1489’a kadar adayı yönetti. Daha sonra krallık sona erdi.[66]
Tarihi boyunca birçok ulusun egemenliği altına giren Kıbrıs M.Ö. 1500 yılı civarında Antik Mısır’ın, M.Ö. 1320 yılı civarında Hitit’in[67] ve M.Ö. 1200’li yıllarında tekrar Mısır’ın, M.Ö. 1000 yılı civarından Fenikeliler’in ve M.Ö. 709’da Asurlular’ın eline geçtiği aktarılmaktadır.[68][69]

M.Ö. 669’da bağımsızlığını kazandıysa da tekrar Mısır firavunu Amasis tarafından alındı.[70] M.Ö. 545’te Pers Ahameniş İmparatorluğu tarafından alınmış ve M.Ö. 333’te İssus Muharebesi’nde Persleri yenen Büyük İskender’in egemenliği altında özerklik tanındı.[71]

Bu tarihten sonra adada Yunan kültürü önem kazanmıştır.[72] M.Ö. 58 yılında ada Roma İmparatorluğu’nun bir vilayeti haline gelmiştir ve üç yüz elli sene boyunca Roma İmparatorluğu kontrolünde kalmıştır.[69] 395’te, Bizans İmparatorluğu’nun bir parçası olan adada halk Putperestlikten yavaş yavaş Ortodoksluk’a geçmiştir.[73]

1191 yılında Aslan Yürekli Richard, Üçüncü Haçlı seferi sırasında adaya yerleşmiş ve daha sonra adayı Tapınak Şövalyeleri’ne satmıştır.[74] 1192 yılında adayı satın alan Guy de Lusignan ve soyu 1489’da Venedikliler’in adayı alışına kadar Kıbrıs’ı yönetimi altında tutmuşlardır.[75]

Osmanlı dönemi
Ana maddeler: Kıbrıs Eyaleti, Cezayir-i Bahr-i Sefid Eyaleti ve Cezayir-i Bahr-i Sefid Vilayeti

Osmanlı İmparatorluğu’nda denizci olan Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye adlı eserinde yer verdiği tarihi Kıbrıs haritası.[76]
Kıbrıs, Osmanlı İmparatorluğu’nun kontrolüne geçmeden önce, Doğu Akdeniz’deki Osmanlı’ya ait gemilerine akın yapan Hıristiyan korsanlarının sığınağı haline gelmişti.[77] Bu korsanlar genellikle deniz ticaret gemilerine ve hacca giden yolculara saldırarak buradaki yol güvenliğini yok etmekteydi.[78] Bu gibi nedenlerden dolayı Kıbrıs’ın alınması gerekli görüldü.[79]

Kıbrıs, Lala Mustafa Paşa komutasındaki ordu ve Piyale Paşa komutasındaki donanma ile birlikte[70] yaya 60.000 kişiden oluşan Osmanlı Ordusu, 2 Temmuz 1570’de Limasol’a çıkması[80] ve 4 Ağustos 1571’de Mağusa’nın[81] Venedikli Mağusa Kale Komutanı Bragadino’nun beş maddelik bir antlaşmayla kaleyi teslim etmesiyle sonuçlanan bir seferle Osmanlı İdaresine girdi.[82] Kıbrıs’ın ele geçirilmesiyle Osmanlı İmparatorluğu, Doğu Akdeniz’e tamamen hâkim oldu.[83]

Lefkoşa’da 1209 tarihinde Saint Sophia Katedrali olarak yapılan, 1571 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu tarafından camiye dönüştürülen Selimiye Camii, günümüzde Kıbrıs’ın en büyük camisi konumundadır.[84]
15 Eylül 1570 tarihinde Lala Mustafa Paşa, tören ile Lefkoşa şehrine girmiştir.[85] Kıbrıs ele geçirildikten sonraki tarihte adada çok az sayıda Ortodoks Rum vardı. Çünkü Venedikliler Katolik idi ve Ortodoks Kilisesi’ne yaşama hakkı tanımıyordu.[86] Osmanlı Devleti Ortadokslara serbestçe kilise kurma ve gelişme imkânı sağladı. Böylece adada Katolik Kilisesi etkinliğini kaybetti ve Ortodoks Kilisesi gelişti.[87]

1571 yılında Kıbrıs’ta yapılmış bulunan nüfus sayımında yerli halkın nüfusu 150.000’dir. Burada bulunan Türk askeri ise 30.000 kadardır.[88] Adanın tamamının kontrol edilmesinin ardından Karaman’dan adaya göç ettirilen Türkler[89] ve Beyşehir, Ürgüp, Niğde, Aksaray, Akşehir, Maraş gibi Anadolu’nun orta kesiminde kalan şehirlerinden aileler getirilerek yerleştirilir.[90] Bugün adada yaşayan Kıbrıs Türklerinin (Kıbrıs Harekâtı’ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nden gelenler hariç) soyu bu Osmanlı idaresinde adaya gönderilen Türklerden gelmektedir.[90]

1831 senesinde sadece erkeklerin sayıldığı Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk büyük ölçekli nüfus sayımında ada üzerinde 14.983 Müslüman ve 29.190 Hıristiyan yaşadığı ortaya çıktı.[91] 1872’de yapılan sayımda adanın nüfusunun 144,000 olduğu, Müslümanların sayısının 44.000’e ve Hıristiyanların ise 100.000’e arttığı belirlendi.[92]

Birleşik Krallık dönemi
Ana madde: Kıbrıs (Birleşik Krallık)

Günümüzde Birleşik Krallık’ın yönetimindeki Ağrotur ve Dikelya üslerinde 10.000 Birleşik Krallık askeri ve sivil personel ile bunların aileleri yaşamaktadır.[93]
93 Harbi’nde Rusya İmparatorluğu karşısında yenilen Osmanlı, Ruslara karşı fazla ödün vermemek amacıyla[94], Birleşik Krallık’in isteği üzerine ada 92.799 sterline[95] 4 Haziran 1878 tarihinde[96] imzalanan Kıbrıs Sözleşmesi ile kiralandı.[97] Osmanlı mülkiyeti devam ediyor sayılmakla birlikte, yönetim tamamen Birleşik Krallık’a geçti.[98] Birleşik Krallık adayı “Komiser” diye tabir ettiği yüksek rütbeli yöneticilerle idare etmiştir.[99] 1914’te başlayan I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın Birleşik Krallık karşısındaki Almanya’nın yanında savaşa girmesi üzerine Birleşik Krallık adayı ilhak edip adaya vali tayin etti.[100] 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın 21. Maddesi gereğince, Birleşik Krallığa ilhakı tanındı.[101] 1925 yılında Kıbrıs Crown Colony olarak ilan edildi ve adaya ilk Türkiye Cumhuriyeti konsolosu atandı.[102]

Ocak 1950 tarihinde Doğu Ortodoks Kilisesi, Kıbrıs Türk toplumunun boykot ettiği bir referandum düzenledi.[103] Referandumun sonucunda, katılan halkın %90’ı Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleşmesi düşüncesi olan enosis lehinde oy verdi.[104] 1955’te Kıbrıs Rumlarının kurduğu EOKA örgütü Birleşik Krallık kuvvetlerini adadan çıkarmak için silahlı eylemlere başladı.[105] Bu zaman zarfında Kıbrıs Türkleri de silahlanmaya başladı[106] ve Birleşik Krallık adanın tüm bölümünü kontrolde tutmakta zorlanıyordu.[107] Bu tarihten itibaren taksim isteğinde bulunan Türkler ile enosis isteyen Rumlar birbirleri ile çatışmaya başladı.[108]

Bağımsızlık
Kıbrıs Cumhuriyeti (1960)
Ana maddeler: Zürih ve Londra Antlaşması ve 1963 Kıbrıs Anayasası değişikliği önerisi

1964 yılında Birleşmiş Milletler tarafından topluluklar arası çatışmaları engellemek amacıyla kurulmuş olan UNFICYP, 1974’ten beri adayı ikiye bölen Yeşil Hat üzerindedir.[109]
16 Ağustos 1960 tarihinde Kıbrıs; Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık’ın “Kuruluş, İttifak ve Garanti” adındaki üç anlaşmayı imzalaması ile bağımsızlığını kazandı.[110] Birleşik Krallık, Ağrotur ve Dikelya adlı adanın %3’üne tekabül gelen askerî üsleri aldı.[31] Devlet dairelerinde ise Rumlardan sonra en büyük etnik topluluğu oluşturan Türkler veto hakkına sahip oldu[111] ve parlamento ile yönetimde %30’luk hakka sahip oldular.[112] Üç devlete ise garantörlük hakkı verildi.[113]

30 Kasım 1963 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti devlet başkanı III. Makarios, Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nda siyâsî kurumların yapılanması ve teşkilatlanma hakkındaki on üç maddelik bir değişiklik önerisinde bulundu.[114] Kıbrıs Türkleri bu değişikliklerin kendi haklarını kısıtladığını savunarak karşı çıktılar.[115] Bu değişiklik süreci içerisinde Kıbrıs Türkleri bu öneriye karşı çıktı. Bunun üzerine, 21 Aralık 1963 günü, iki Kıbrıs Türkünün üzerine ateş açılarak öldürülmesi üzerine toplumlararası çatışmalar başladı[116] ve sonunda Kıbrıs Türkleri, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki idarî ve siyâsî yapılanmadan çekildiler.[105]

Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNFICYP) ada üzerindeki önemli noktalara Kıbrıs Türkleri ile Kıbrıs Rumları arasındaki çatışmaları engellemek[117] amacıyla konuşlandı.[118]

Bölünme
Ana maddeler: 15 Temmuz 1974 Darbesi, Kıbrıs Harekâtı ve Cenevre Antlaşması
1970’li yılların başlarında Yunanistan’ı kontrol eden askerî cunta yönetimi, II. Makarios’un tutumları ve enosis’in yolunda ilerleme olmamasından dolayı memnun değildi.[119] Cunta, 15 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs Ulusal Muhafız Birliği’ne bu birliğin komutanının görevinden alınmasını ve adanın kontrolünü Yunan subayların bulunduğu bu birliğin almasını istedi.[120] Birlik aynı gün Lefkoşa’daki Başkanlık Sarayı’nı bastı ve II. Makarios görevden alındı.[121] Nikos Sampson yeni hükûmetin devlet başkanı olduğu dünyaya ilan edildi.[122] Her ne kadar milliyetçi Rumlar tarafından darbe yapılsa da[19] Yunanistan ile birleşmedi, Kıbrıs’ın bağımsızlığı devam etti ve bağımlı bir yönetim olmadı.[123] Türkiye Cumhuriyeti, gerçekleştirilen darbe nedeniyle[124] Zürih ve Londra Antlaşması’nın IV. maddesine istinaden[125] gerçekleştirdiğini savunarak Kıbrıs Harekâtı’na girişti.[21]

1974’teki Kıbrıs Harekâtı sonunda ölen Türk askerlerin bulunduğu Karaoğlanoğlu Şehitliği’ndeki giriş tabelası.[126] 8 subay, 5 astsubay, 57 erbaş ve er olmak üzere toplam 70 askerin mezarı bulunmaktadır.[126]
Uluslararası baskılar sonucunda ateşkes ilan edildi[127] ve adanın %37’si Türkler’in kontrolüne geçti.[128] 170.000 civarındaki Kıbrıs Rumu[129] kuzeyde bulunan evlerinden göç ettirildi, 50.000 Kıbrıs Türkü ve daha sonrada Türkiye’nin teşviki[128] ile Türkiye’den gelen göçmenler ise bu evlere yerleştirildi.[128] 1983 tarihinde Kıbrıs Türkleri tek taraflı olarak sadece Türkiye tarafından tanınan bağımsızlıklarını ilan ettiler.[22] Günümüzde, savaş sonucunda 1.534 Kıbrıs Rumu[130] ve 502 Kıbrıs Türkü[131] hâlâ kayıptır. 1974 yazında ada üzerindeki bu gelişmeler, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde tek hakim konu oldu.[132] Ayrıca günümüzde Türkiye’den gelmiş yaklaşık 100,000 kişinin Cenevre Antlaşması ve çeşitli BM kararlarını ihlal ederek ada üzerinde yaşadığı düşünülmektedir.[133] Kıbrıs hükûmeti, kuzeydeki toprakların kontrolünü kaybettikten[134] ve Türk idaresi altına girmesinden sonra[134] kuzeydeki tüm liman ve hava alanlarının uluslararası ticaret ile ulaşıma kapalı olduğunu ilan etti.[135] Yönetim, adanın kuzeyindeki idareyi günümüzde de Türk işgali altındaki bölge olarak kabul eder.[136]

Yakın tarih
De facto olarak kuzey ve güney olarak iki ayrı parçaya bölünmesine[27] rağmen de jure olarak cumhuriyet tüm adanın hakimidir.[18] Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal bir demokrasi üzerine kurulu yapısı[137] ekonomik bakımdan refah bir durumda[138] ve iyi bir alt yapısı vardır.[139] Avrupa Birliği ve diğer uluslararası örgütler tarafından Birleşmiş Milletler’in bir parçası[29] ve adanın tek meşru yönetimi kabul edilir.[140] Sadece Türkiye tarafından tanınan adanın kuzeyi[28] Türkiye’nin yardımları ile varlığını sürdürmektedir.[141] Son birleşme girişimi 2004 tarihindeki Annan Planı ile oldu.[142] 24 Nisan 2004 tarihinde[143] yapılan referandumda Kıbrıs Türklerinin destek oyuna rağmen Kıbrıs Rumları tarafından reddedildi.[144]

Temmuz 2006 tarihinde ada, Hizbullah ve İsrail arasındaki çatışmalardan kaçan kişiler için ilk sığınaklardan biri oldu.[145]

Mart 2007’de BM kontrolündeki Yeşil Hat üzerindeki Kıbrıs Rumları ile Kıbrıs Türklerini ayıran Lokmacı Kapısı yıkıldı.[146] Adanın 32 yıllık tarihinde yer etmiş olan kapı, Lefkoşa kentini ikiye ayırıyordu.[147] 3 Nisan 2008’de Türk ve Rum yetkililerin bulunduğu bir törenle açılışı gerçekleşti.[148] 26 Haziran 2009 tarihinde[149] Kıbrıs müzakereleri kapsamında 34. kez bir araya[149] gelen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Kıbrıs Cumhuriyeti Devlet Başkanı Dimitris Hristofyas Erenköy’de bulunan[149] Yeşilırmak Sınır Kapısı’nın açılacağını duyurdular.[150] Gerekli altyapı çalışmalarının gerçekleştirilmesinden sonra yedi aylık bir süre zarfında faaliyete geçeceği açıklandı.[151]

Yönetim
Kıbrıs Cumhuriyeti

Bu makale serisinin bir parçasıdır:
Kıbrıs Cumhuriyeti
devlet yapısı
Kıbrıs Sorunu
Annan Planı ve referandumlar
Anayasa
Cumhurbaşkanı
Nikos Anastasiadis
Bakanlar Kurulu (Kabine)
Temsilciler Meclisi
Meclis Başkanı: Yannakis Omiru
Siyasi partiler
Son seçimler
Cumhurbaşkanlığı: 2008 2013
Yasama: 2011 2016
İdari bölümler (kazalar)
Dış ilişkiler
Diplomatik temsilcilikler
Diğer ülkeler Atlas
Portal icon Siyaset portali

G T D
Ana madde: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devlet yapısı
Kıbrıs Cumhuriyeti, başkanlık sistemi ile yönetilmektedir.[152] Devlet başkanı ve hükûmet, bir beş yıllık dönem için evrensel oy yönetimi ile halk tarafından seçilirler.[153] Ülkede yasama organı Temsilciler Meclisi [154], yürütme organı devlet başkanı ile hükûmettir.[155] Hem yürütme ve yasama organıyla yargının bağımsızlığı güvence altına alınmıştır.[137]

1960 Anayasası, yasama, yürütme ve yargı alanında ülkedeki başlıca iki etnik nüfus bakımından kontrollü bir şekilde Kıbrıs Rumı ve Kıbrıs Türklerinin eşit haklara sahip bir siyâsî düzeni savunuyordu.[111] Türk-Rumlar tarafından ortak yönetilecek bağımsız cumhuriyette[155], devlet başkanı Rum olacak; devlet başkan yardımcısı ise Türk olması kararı alınmıştı.[156] Aynı zamanda başkan ve başkan yardımcısı, herhangi bir anayasa değişikliğinde veto haklarına sahip oldukları gibi aynı yetkilere sahiptiler.[111] Kıbrıs Temsilciler Meclisi; 32 Rum, 24 Türk ile 3 diğer azınlık üyelerinden[157] ve Bakanlar Kurulu ise 7 Rum, 3 Türk’ten oluşuyordu.[111] 1963-1964 olaylarının çıkmasından sonra Kıbrıs Türkleri idari ve siyasî yapılanmadan çekildi.[105] Günümüzde bu neden yüzünden başkan yardımcılığı boş durmaktadır.[158]

1974’ten itibaren ada, kuzeyindeki üçte birlik bölümünde Kıbrıs Türkleri, geri kalan üçte ikisinde ise Rumların yaşadığı iki ayrı kesime bölündü.[27] 1983 tarihinde Kıbrıs Türkleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan etti.[22] 13 Mayıs 1984’te de Güvenlik Konseyi 550 sayılı kararı[12] ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanını ayrılıkçı bir hareket olarak tanımladı.[32] Birleşmiş Milletler[33] ve Avrupa Konseyi[34] Türkiye’nin “işgali” altında olduğunu nitelendirdi.[159] Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti günümüzde bağımsızlığı sadece Türkiye Cumhuriyeti dışında[160] hiçbir ülke tarafından tanımayan de facto bağımsız bir cumhuriyet konumundadır.[161] Adanın kuzeyi de jure olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait kabul edilir.[12]

17 Şubat 2008 tarihindeki seçimlerde AKEL’in genel sekreteri[162] ve adayı Dimitris Hristofyas Kıbrıs Cumhuriyeti’nin altıncı devlet başkanı oldu.[163] Şubat 2003’ten beri ise Demokrat Parti’nin adayı Tasos Papadopulos devlet başkanlığı yapıyordu.[164]

İdari yapılanma
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin idari yapılanması
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bölgeleri
Kıbrıs Cumhuriyeti Lefkoşa, Mağusa, Girne, Larnaka, Limasol ve Baf olmak üzere altı bölgeye ayrılır:[165] Bölgeler, hükûmet tarafından atanılan bir kaymakam ile yönetilir.[166]

Kıbrıs haritası Bölgeler Yunanca ismi Merkezî kent
Cyprus districts (tr).jpg
Resim hakkında
Mağusa Αμμόχωστος (Ammochostos) Mağusa
Girne Κερύvεια (Keryneia) Girne
Larnaka Λάρνακα (Larnaka) Larnaka
Limasol Λεμεσός (Lemesos) Limasol
Lefkoşa Λευκωσία (Lefkosia) Lefkoşa
Baf Πάφος (Pafos) Baf
1974’teki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adaya düzenlediği Kıbrıs Harekâtı sonrası Lefkoşa ve Mağusa Bölgesi’nin büyük bir kısmı[167], Girne Bölgesi’nin tamamı[168] ve Larnaka Bölgesi’nin bir kısmı[2] adanın kuzeyindeki de facto yönetimin kontrolündedir.[169] Adanın kuzeyindeki yönetim tarafından Lefkoşa Bölgesi’nin bir kısmından Güzelyurt İlçesi[170] ve Mağusa Bölgesi’nin bir kısmından ise İskele İlçesi[171] oluşturulmuştur.[172]

Dış politika
Uluslararası üyelikler
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin üyesi olduğu uluslararası kuruluşlar: Avustralya Grubu, İMT, AK, ODGP, AİKB, AYB, AB, FAO, IAEA, IBRD, ICAO, UTO, UCM, USK, UKB, IFAD, UFK, UHÖ, ILO, IMF, UMÖ, Interpol, IOC, IOM, PAB, ITU, MIGA, NAM, NTG, KSYÖ, AGİT, PCA, BM, UNCTAD, UNESCO, UNHCR, UNIDO, UPU, WCL, WCO, WFTU, WHO, WIPO, WMO, WToO, WTO.

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi” adlandırması
Bölünmenin ardından meşruiyetini koruyan Kıbrıs Cumhuriyeti; Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan tarafından sadece güneyin egemenliğini kontrol ettiği için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ya da sadece Kıbrıs Rum Kesimi olarak adlandırılır.[173] Bu isimleri dünya üzerinde sadece Türkiye ve de facto bir ülke olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kullanmaktadır. Uluslararası statüde bir geçerliği yoktur.

Mevcut Kıbrıs Cumhuriyeti hükûmeti, tüm adanın hâkimi olduğunu,[12] kuzeyde kalan topraklarının Türkiye’nin işgali altında olduğunu iddia eder.[33] Ayrıca kontrolü dışında olan[174] ve hak iddia ettiği kuzey topraklarının siyasi tüm temsilcilerini, vatandaşlarına seçtirmekte ve kendisi atamaktadır.

1960 kurucu anayasasında birçok değişiklik yapıldığı halde adanın tek egemeni olarak kendilerini göstermek adına çift resmi dil gibi bazı önemli konularda değişiklik yapılmadı.[175] 2004 yılında Avrupa Birliği üyesi olan ülke, sadece Lefkoşa, Limasol, Larnaka ve Baf bölgelerini yönetebilmektedir.[170] Adanın iki tarafını birleştirmek için yapılan çalışmalardan sonuncusu Annan Planı’nın,[143] Kıbrıs Türkleri tarafından referandumda kabul edilmesine rağmen,[142] Kıbrıs Rum halkı referandumda reddedince adanın birleşmesi gerçekleşmedi.[144]

“Ελληνικό Τμήμα της Νοτιάς Κύπρου ya da Ρωμαίικο Τμήμα της Νοτιάς Κύπρου”, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin Yunancadaki karşılığıdır. Rum yönetimi bu ifadeyi kullanmamakla birlikte, kendilerini adanın tek hâkimi olarak “Kıbrıs Cumhuriyeti Hükûmeti / Κυβέρνηση της Κυπριακής Δημοκρατίας” (Kivernisi tis Kipriakis Dhimokratias) olarak tanımlarlar. Türkiye ve KKTC dışında bütün ülkeler, bu ülkenin resmi adını Kıbrıs Cumhuriyeti olarak kabul etmiştir.[29] Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise BM nezdinde tanınan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin adanın tamamı üzerindeki egemenlik iddiasını reddetmektedir.[30] Diğer dünya devletleri ise KKTC’nin yönettiği bölgenin Türkiye’nin işgali altında olduğunu kabul etmektedir.[33]

Ordu
Ana madde: Kıbrıs Ulusal Muhafızları
Kara kuvvetleri, hava kuvvetleri ve deniz kuvvetlerinden oluşan birleşmiş silahlı kuvvetleri olan Kıbrıs Ulusal Muhafızı, aktif görevliler, rezerveler ve milislerden oluşmaktadır. Bunun dışında Yunanistan Silahlı Kuvvetleri adada ELDYK (Ελληνικές Δυνάμεις Κύπρου, ΕΛΔΥΚ) konuşlandırmaktadır. Fakat ELDYK, Kıbrıs Cumhuriyeti askeriyesinin bir parçası sayılmamaktadır.

Demografi
Ana madde: Kıbrıs Cumhuriyeti demografisi

Nüfus artışı (son yıllarda Kıbrıs’ın kuzeyine yerleşen 100.000-150.000[133] Türk yerleşikler hariçtir).
Bağımsızlık ilanından sonra ada üzerindeki ilk nüfus sayımı Aralık 1960 tarihinde gerçekleştirildi.[176] Tüm adayı kapsamak üzere toplam nüfusun 573.566 olduğu ortaya çıktı.[176] Kıbrıs Rumları %77’lik bir pay ile en büyük etnik nüfustu ve Kıbrıs Türkleri ise %18’lik bir nüfusa sahipti (diğer milletler %5’lik kısmı oluşturuyordu).[176] Ada üzerindeki son toplu nüfus sayımına göre (Nisan 1973), Kıbrıs’ın nüfusu 631,778 olduğu ve Kıbrıs Türklerinin ise %19’luk bir paya sahip olduğu tahmin edildi (yaklaşık 120,000).[177]

Adanın fiilen bölünmesinden sonraki 1976-2001 yılları arasında Kıbrıs Cumhuriyeti hükûmeti tarafından yürütülen nüfus sayımları kapalı olarak gerçekleştirildi,[177] adanın kuzeyindeki nüfus ise Kıbrıs Cumhuriyeti İstatistik Servisi tarafından ikamet verileri, nüfus artış oranları ve göç verilerine göre tahmin edilmeye başlandı.[177] Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından yürütülen 2001 nüfus sayımlarında Kıbrıs hükûmeti kontrolündeki alanın nüfusunun 703.529 olduğu belirlendi.[177] Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Kıbrıs Cumhuriyeti İstatistik Servisi raporlarında adanın %11’lik kısmını oluşturan 87.600 Kıbrıs Türklerinşn yaşadığı tahmin edildi.[177]

Kıbrıs Cumhuriyeti İstatistik Servisi tarafından son mevcut tahminlere göre 2006 yılı sonundaki nüfus, Kıbrıs hükûmeti kontrolündeki alanda %89,8 (778.700) ve Kıbrıs Türklerinin yaşadığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde %10.2 (88.900) olmak üzere toplam 867.600’dür.[177]

Avrupa Birliği Eurostat araştırmasına göre Kıbrıs adasında (genel olarak yaşayan insanların % 67 Rum,% 33 Türk ve az sayıda İngiliz vatandaşı ve maruni yaşadığı belirlenmiştir.

Din
Adada İslam, Ortodoks Hristiyanlık ve Protestan Hıristiyanlık olmak üzere üçe ayrılır. Adada bulunan Türklerin İslam’a, Britanyalı askerler ve Rum halkı ise Hristiyanlığa inanmaktadır.

Eğitim
Ana madde: Kıbrıs Cumhuriyeti’nde eğitim
Ekonomi
Ana madde: Kıbrıs Cumhuriyeti ekonomisi
Kıbrıs Cumhuriyeti ekonomisi son yıllarda başarılı ve çok yönlü olmuştur. En son IMF tahminlerine göre, kişi başına düşen milli gelir $28,331’dir, bu gelir Avrupa Birliği ortalamasının üzerindedir.[178] Kıbrıs, yüksek potansiyelli bir altyapıya sahip olmasından dolayı[179] denizaşırı işletmeler için yatırım bölgesi olarak görülmektedir.[180] Kıbrıs hükûmeti’nin ekonomi politikası, daha çok Avrupa Birliği’nin kiterlerini karşılama yönlü ilerlemektedir.[181] Avrupa Birliği’ne katılımın gereği olarak yeni üye ülkeler ile birlikte 1 Ocak 2008 tarihinde Avro ekonomik bölgesine dahil oldu.[138] Son yıllarda, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Mısır hükûmetleri[182] arasında petrol arama görüşmeleri başladı.[183] Bununla doğru orantılı olarak geçen senelerde Mısır ve Lübnan’la deniz bölgesinde[182] petrol ve doğal gaz yataklarından istifade edilecek[183] “münhasır ekonomik bölgeleri” belirleyecek bir tür anlaşmalar imzaladı.[30] Özellikle Kıbrıs ve Lübnan, önemli miktarda petrol ve doğal gaz yatakları olduğuna inandıklarını açıklamalarında belirtti. Ancak Türk Deniz Kuvvetleri, adanın kuzeyinde fiili bir yönetim bulunması gerekçesiyle[184] petrol aramalarına izin vermedi.[185] Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bölge üzerinde petrol aramalarına şiddetle karşı çıkmakta[186] ve Ağustos 2007 tarihinde adanın kuzeyinde petrol aramak[187] için kendi hükûmetlerine bağlı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na yetki verdi.[187]

1959 tarihli Zürih-Londra Antlaşması’na göre tüm adanın doğal zenginliklerine Kıbrıs Türkleri de ortaktır ve bu nedenle bu anlaşmanın garantörü (koruyucusu) olarak Türkiye petrol kaynaklarını Rum kesiminin tek başına kullanmasına izin vermemektedir.[kaynak belirtilmeli]

2008 senesinde gayrisafi millî hasıla % 3.7 oranında büyüdü. ve ülkenin 2007 yılında satın alma gücü paritesine göre gayrisafi millî hasılası ise $21.382 milyardır.[188] 2008 tarihinde IMF tarafında dünyanın gelişmiş ekonomiye sahip 32 ülkesinden biri olarak gösterildi.[189] Aynı zamanda IMF verilerine göre[189] 2009 finansal krizinde sürekli büyüme içerisinde olacak tek gelişmiş ekonomi olacağı belirtildi.[190] Eurostat’ın Haziran 2009 tarihinde açıkladığı rapora göre[191] Kıbrıs’taki verginin gayrisafi yurt içi hasılaya genel oranı, 2006 oranlarına göre % 5 artış göstererek % 41,6 oldu.[192] İşsizlik oranı ise Mayıs 2009’a göre %5.3’tür.[193] Nisan 2009 tarihinde bu oran %5.1 idi.[194] Erkeklerde oran %5.2 iken bayanlarda ise %5.4 civarındadır.[193] 2009’un ilk çeyreğinde Eurozone’un Gayrisafi Yurt Hâsıla Endeksi olumlu olan tek EMU ülkesi Kıbrıs Cumhuriyeti oldu.[195] 2008’in dördüncü çeyreğiyle karşılaştırıldığında 2009’un ilk çeyreğinde oran değişmezken senelik esasta % 1,5 oranında arttı.[195] Adanın kuzeyindeki de facto yönetim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kişi başına düşen milli geliri ise 2008 verilerine göre $15,984’dır.[196] 2007’de ise $14,047 idi.[197]

Kıbrıs
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Kıbrıs sorunu
Kıbrıs Harekâtı
Annan Planı
Yeşil Hat
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dış ilişkileri

Bir önceki yazımız olan SirinSohbet başlıklı konumuzda Chat, mobilchat ve Sirinsohbet hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yaz

* Ücretsiz Mesajlaşmak İçin Sohbete Bağlan